Mesleğimizin En Köklü Derneği...
ENGLISH
VETERİNER HEKİMLER DERNEĞİ
Turkish Veterinary Medical Society
Meslek büyüğümüz Yücel AKINCI’nın 49 yıl önce T.M.T.F.Genel Başkanı sıfatı ile ve Veteriner Fakültesi öğrencisi iken yapmış olduğu konuşma metnini meslek kamuoyumuz ile paylaşmak amacıyla yayınlıyoruz
HAZ
04
2015

Meslek büyüğümüz Yücel AKINCI’nın 49 yıl önce Türk Milli Talebe Federasyonu Genel Başkanı sıfatı ile ve Veteriner Fakültesi öğrencisi iken yapmış olduğu konuşma metnini meslek kamuoyumuz ile paylaşmak amacıyla yayınlıyoruz.

 

T.M.T.F GENEL BAŞKANI M.YÜCEL AKINCI’NN 19 MAYIS KONUŞMASI

          Milletlerin tarihinde kara günler olur. O milletin temel yapısının tabii katılımı, bu kara günleri aydınlığa çıkarmadaki güçlüğü ve becerikliliğiyle gerçek değerini ortaya koyar.

           Asılar boyunca hür ve müstakil yaşamış büyük Türk Milleti, işte herkesin yok olduğuna hükmettiği bir devirde bile, Büyük Önder ATATÜRK’ ün bir silkinişiyle gerçek cevherinin millet kaderinde söz sahibi olma başlangıcı 19 Mayıs 1919.

           Büyük varlıkların çıkış başlangıcı. Ve bu başlangıcı bütün varlığı ve gücü ile ortaya koyacak Büyük Türk Milleti… Bu milletin çocukları olmak mutluluğu ve bahtiyarlığıyla sözlerime başlarken size saygılar sunarım.

           Büyük Türk Milleti Aziz Dinleyenlerim.

           Bugün varlığımıza kasteden düşmanların güzel vatanımızı istilaya başladıklarının 47. Yıl dönümü. Bu bizi gerçekten kahreden olay. Yanı sıra BÜYÜK ATATÜRK’ ün Samsuna ayak basmasının doğurduğu kurtuluş rüzgarının munis bir esintisinin Anadolu’yu sarması. Bu Büyük Milletin Tarihinde; ileriye atılmanın, dünyaya gerçek kurtuluş örneğini vermenin başlangıcı. En şerefli bir tarih…

          Devrin ileri düşünürlerine göre Anadolu Mucizesi. Ancak bizim için bu milletin hasletini ve Büyük ATATÜRK gibi bir büyük dahinin öncülük ettiği bir mücadele için en tabii ve mücahitlerine yaraşır bir sonucu. Kurtuluş Savaşı Büyük Zaferler, nihayet düşmanın emperyalist gemileriyle gelişi ve Akdeniz’in mavi sularına gömülüp ebedi cehennem yolculukları…. İşte değerli dinleyenlerim Bu zaferle biten kurtuluş savaşımızın sonuçlanma üzere olduğu gün Büyük ATATÜRK İzmir’e girişinde dış düşmanların artık ebedi yenilgiye uğratıldığını ve gerçek savaşın iç düşmanlarla olacağını belirterek, Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı ruhu ve idealine uygun Türkiye’nin yaratılmışı mücadelesinin güçlüğünü ortaya kayarak, girişeceği büyük Devrim hareketlerini ve buna karşı çıkma cüretini gösterecek kara düşünceyi daha o gün işaret etmişti. Bu savaş hala bütün şiddeti ile devam etmektedir. Bu kara düşünce şu anda burada meydana getirilen bu muazzam tabloyu bile bu Büyük Milletten esirgeyecek bir gardiyan yobaz zihniyet ATATÜRK ’ün meclis Kürsüsüne çıkaracak kadar da güçlenmiştir.

          Değerli Dinleyenlerim,

          Kurtuluş Savaşı bir istilacı kuvvetle bir müdafaa savaşı olarak değerlendirilemez. 19 Mayıs tarihi, dünyada emperyalizmin sömürdüğü ezdiği milletlerin nasıl kurtulacaklarının örneğidir. Yani bir devrin sonu ve hümanis bir devrin başlangıcıdır. Afrika’yı ayağa kaldıran düşünce budur. Sömürgecileri kendi başlarına yüz geri eden felsefe budur. Bu savaş hem istilacı emperyalist düşmanları vatandan kovma savaşı hemde modern bir devletin kurulması savaşıdır.

          Üzüntü ile söylemeye mecburum ki Anadolu Kurtuluş savaşı örneği ile Büyük Önder Atatürk’ü kendilerine örnek seçen ülkeler bile bugünkü Türkiye manzarasını istihza ile karşılamaktadırlar. Bu böyle süremez., sürmeyecektir. ATATÜR gençliği olarak karşı koymaya azimli ve kararlıyız. ATATÜRK idealine uygun Modern Türk Devletini esas mecrasına sokma savaşına bütün aydınları çağırıyorum. Milleti Cahil bırakmakla saltanat sürmek isteyenler Türk Gençliğinin darbesini en kısa zamanda yiyecektir.

          Kara düşünceden medet uman, onu himaye edenler Türkiyeci olmayan kuvvetlere bel bağlayanlar Anadolu Kurtuluş Savaşında da nasıl hareket ettiklerini hepiniz bilirsiniz. Bugün Türkiye de çarpışan düşünce Anadolu Kurtuluş Savaşı düşüncesi ile o zamanın hilafetçi düşüncesidir. Zihniyetler aynıdır, siyasi ortam aynıdır. O halde Atatürk’ün eserlerinin sahibi ve bekçisi Türk Gençliği Cumhuriyet düşüncesi üzerinde şekillenmeyen, büyük Türk devrimi ilke ve ideallerine uymayan her düşünceyi yok etmek için bütün varlığımızla ortaya çıkmamız tarihi görevimiz icabıdır.

          Tarihine, Milletine, ihanet edercesine nankörlüğü, Milli kaynaklarını imkanım yok diye başkalarına peşkeş çekmek istemeninde Büyük Türk Devrimini ters yüz etme gayretlerinin, halkın sefalet içerisinde yaşamasına seyirci kalmanın Atatürk felsefesine uygunluğunu ancak uşaklar söyler, hainler söyler, nankörler söyler. Kısacası saydığım Büyük Atatürk’ün İzmir’de direktifi ile başlayan muarızların manzarasına bir Atatürk Gencinin seyirci kalacağına inanmak gaflettir. Hele bu düşüncenin milli irade ile ilgisi olamaz. Böyle bir iradenin tecellisinin meşrutiyeti yoktur. Yani Atatürk’e, eserlerine, devrimlerine kaseden sözde millet temsilciside olsa bizim nezdimizde bir kara düşünceli hainden başka bir şey değildir.

          Her 19 Mayıs’ta onu siyasi emelleri ve ikballeri için yasak eden bir iktidar da bulunsa bu dünya durdukça Türk Gençliği her geçen gün bu 19 Mayısları daha büyük şeref ve imanla kutlayacak, Aziz Atatürk’ün ruhunu taciz edenler bulunsa bile, biz eserlerini bütün haşmetiyle ebediyen yaşatacağız.

 

NOT: M. Yücel AKINCI bu konuşmayı yaptığı tarihte Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğrencisi idi.

 

 

Paylaş